Erol ERDOĞAN
Türkiye üniversite ülkesi olabilir mi?

Türkiye üniversite ülkesi olabilir mi?

Olsun mu, olmasın mı ya da olabilir mi, olamaz mı?

Bu yüzyılın model ve amiral ülkesi olmak istiyorsak bu soruya yüksek sesle evet demeliyiz.

Osmanlı mirasına oturmuş bir ülke olarak da bu soruya cevabımız evet olmalıdır.

Evet, Türkiye bir üniversite ülkesi olsun.

Demeye çalıştığım “Türkiye’de bu kadar çok üniversiteye gerek var mı?” sorusundan veya “Her ile bir üniversite açılacak” sloganından farklı bir şey.

“Türkiye üniversite ülkesi olsun” bir slogan değil, bu uzun vadeli stratejik vizyon teklifidir. Çok değil 10 – 15 senede Türkiye’yi, dünyanın sayılı üniversite ülkelerinden birisi yapabiliriz.

Bunun için kararlı olmak gerekir. Gerisi kolay.

“Üniversite ülkesi: Türkiye” sürecini İstanbul, İzmir, Kocaeli, Sakarya, Eskişehir, Erzurum, Van, Konya, Sinop, Antalya gibi 9 – 10 il bile üstlenip başarabilir.

Türkiye’nin üniversite ülkesi olması, dünyanın her yerinden insanların Türkiye’ye gelerek üniversite eğitimi alması, yüksek lisans veya doktora için bizim üniversiteleri seçmesi demek.

Bu aynı zamanda ülkenin her yanında bilimsel kongrelerin düzenlenmesi, bilim adamlarının yönünü Türkiye’ye çevirmesi demek. Siz listeyi uzatın. İcat, teknoloji, üretim, istihdam… Bütün bunların sonunda lider ülke olmak var, otoriter ülke olmak var.

Hayali bile güzel değil mi? Ama hayal değil ki bu. Bunu iste ve gerekeni yap.

Bunun için önce üniversiteyi sadece veya öncelikle iş – istihdam aracı gibi algılanmaktan kurtar ve onu bilim yuvası haline getir. Sonra teşebbüsü teşvik et, bürokrasiyi azalt, bilim adamına değer ver, gericiliği bırak.

Ve tabii yobaz olma, özgür ol, yasaklayıcı olma. Çünkü bilim ülkesi olmak, dünyanın her tür ırkından hatta kabilesinden insana ev sahibi olmak demektir. Bunun için her tür fikre, teoriye, çalışmaya, aykırılığa tahammül edebilmek gerekir. Korkmayın ne vatan bölünür ne bayrak iner, ezan zaten susmaz.

Zor mu? Bence değil. Zamanında bunu başarmışız. Yine başaracak potansiyele sahibiz. Yeter ki lüzumsuzluklarımız sona ersin. Kendimizi fark edelim.

Tarihimiz, bize bırakılan miras, coğrafyamız, genç nüfusumuz bize bu imkânı veriyor hatta bütün bu şartlar bize bunu yapın diye adeta emrediyor.

Evet, Türkiye, bu yüzyılın bilim merkezlerinden, üniversite ülkelerinden biri olmalıdır.

Türkiye’ye son dönem biçilen merkez rollerin içinde turizmden finansa, spordan enerjiye kadar çok sayıda sektörün adı geçti. Benim tercihim ise eğitimden yana.  Türkiye’nin Dubai, Çin, Hong Kong olmaması için bu şart. Türkiye üniversite ülkesi olsun. Türkiye kendisi olsun.



erol.erdogan@10yazar.com

Yorum Yaz   

YORUMLAR
Toplam yapılan yorum sayısı (0)

Henüz Yorum Yapılmamış

Ayın En Çok Okunanları