Nazım MAVİŞ
SP Milli Görüşün Neresindedir?

SP Milli Görüşün Neresindedir?

SP’nin taşıdığı siyasal misyonun toplumsal bir karşılığı var mıdır?

Bu soruya iki seçimdir SP’nin aldığı % 2,5’luk oy oranından baktığımızda, diyebiliriz ki kayda değer bir toplumsal karşılığı yoktur. Ancak Saadet Partisinin, Milli Görüş olarak tanımladığı siyasal değerlerin tarihi SP’den çok eskidir. Dolayısıyla bu soruyu SP’den yalıtarak Milli Görüş Siyasetinin bir toplumsal karşılığı var mıdır diye genişlettiğimiz de, karşımıza 40 yıla yaklaşan bir siyasi tarih ve bu tarihin içerisinde zaman zaman iktidar olmuş hatta 1. parti haline gelmiş kilit bir siyasi aktör çıkmaktadır.

40 yıllık bu siyasi geçmişten baktığımızda Milli Görüş, önemli bir toplumsal talebin siyasal karşılığı olmuş ve siyasi hayatımızda giderek ağırlığını artırmış 1995 seçimlerinden de 1. parti olarak çıkmıştır.

O halde neden SP % 2,5’luk oy oranıyla toplumsal bir talebe karşılık gelmemektedir?

SP siyasal bir sapma yaşadığı için toplumsal desteğini mi yitirdi ya da SP’nin temsil ettiği toplumsal kesimler büyük bir siyasal dönüşüm yaşayarak Milli Görüş’ün siyasal değerlerini mi terk etti?

Bu sorulara doğru cevap vermenin yolu Milli Görüşün siyasi değerlerinin temel paradigmalarına bakmaktan geçiyor.

Toplum;

– Dindarlaşma, dinin siyasal ve toplumsal hayatta daha etkin hale gelmesi,

– Ulusal bütünlük ve bağımsızlığın korunması, milli onurumuza yaraşır bir uluslararası standardın yakalanması,

– Sermayenin adaletsiz dağılımının düzeltilmesi ve taşra sermayesinin önünün açılması, zenginlikten çevrenin de pay alması,

– Çevrenin devletle barışması, merkezde temsil imkânı ve hakkı elde edebilmesi talepleriyle Milli Görüş partilerine yönelmiş bu taleplerin siyasi karşılığını Milli Görüş partilerinde görmüştür.

Bugün bu talepler yine siyasetin yönünü belirlemektedir. Ancak bu taleplerin sahipleri taleplerinin siyasal karşılığını SP’de değil AKP’de görmektedirler.

Burada paradoksal bir durumla karşılaşıyoruz. SP diyor ki, “Milli Görüşü ben temsil ediyorum; söylemlerimle, değerlerimle, hala SP’de varlığını sürdüren Milli Görüş’ün kurucu kadrosuyla Milli Görüş’ün partisi SP’dir” AKP’de biz Milli Görüş gömleğini çıkardık, değiştik, din eksenli değiliz gibi söylemlerle Milli Görüş geleneğiyle arasına mesafe koyuyor. Ancak halk ne SP’ye inanıyor ve SP’ye oy veriyor ne de AKP’nin söylemlerine bakarak Milli Görüş’ü temsil etmediğine ve gömleği çıkardığı yani değiştiğine inanıyor.

Toplum 40 yıllık Milli Görüş siyaset geleneği aracılığı ile merkeze taşımaya çalıştığı siyasi değerleri ve misyonu AKP’ye yüklüyor.

Aslında Milli Görüş’ün siyasi değerleri ve dayandığı toplumsal kesimlerin siyasal taleplerinde temelde kayda değer bir değişme olmamasına rağmen bu taleplerin sahipleri SP’yi değil AKP’yi tercih etmektedir.

SP, bu tercihin dış faktörleri ile ilgilendiği kadar iç faktörleriyle de ilgilenmek zorundadır. Bana göre bu tercihin doğru anlaşılıp, SP hesabına doğru analizlerin yapılabilmesi, dış etkenlerden çok iç etkenlerin, dinamiklerinin doğru tahlil edilmesine bağlıdır.

Ancak SP, toplumsal tercihin AKP’den yana oluşması ile ilgili değerlendirmelerinin tamamını dış etkenler ekseninde yapmaktadır. Siyaset sosyolojinin kurallarıyla hareket ederek SP’nin bu tercihi besleyen iç faktörleri artık daha yoğun sorgulaması lazım.

Yani SP’nin kadroları SP’nin AKP’yi ve toplumu nasıl gördüğüyle değil, toplumun SP’yi, AKP’yi ve ülkeyi nasıl gördüğüyle ilgilenmesi lazım. Algının SP merkezli olanıyla değil toplum merkezli olanıyla ilgilenmeleri.

Zaten toplum SP’nin AKP’yi algıladığı gibi algılamış olsaydı SP’yi tercih ederdi. SP toplumun algısını anlamaya çalışarak kendisi ve AKP hakkında siyaset üretmelidir.



nazim.mavis@10yazar.com

Yorum Yaz   

YORUMLAR
Toplam yapılan yorum sayısı (10)
ömer çelik tarafından 2008-06-14 15:42:15 tarihinde yazılmış
mahmut çelik'e
bak sayın mahmut çelik senin gözün körse biz ne yapalım... 54.hükümet zamanında memura %100 zam yapan erdoğanmıydı?baykalmıydı?ecevitmiydi?hayır...necmettin erbakandı...bu yüzden siz ve sizin gibilere yazıklar olsun bile diyemiyorum...allah siz ve sizin gibilerden ülkemizi korusun...
huzeyfe tarafından 2008-05-20 23:46:22 tarihinde yazılmış
görmek istemeyen
mahmut çelik kardeşim. icraatlara bak diyoruz,ozamanı araştır görürsün. fakan bazıları bakar ama göremezler. aynı zamanda başarmak hayal etmekten geçer. ilk önce bir şeyi hayal edersin daha sonrada o hayalini gerçekleştirmek için çalışırsın.başarıyı ve başarısızlıgı elde etmekte mevlaya kalmıştır. istemek bizden. ayrıca kapasitenizin zayıflıgından dolayı ikinci kez size yorum ve cevap yazmak zahmetinde bulunmuyacagım.
mahmut ÇELİK tarafından 2008-05-20 14:58:20 tarihinde yazılmış
54. Hükümet
54. Hükümet neyi başarmış sahi ben de çok merak ediyorum. Bu hükümet bu ülkeden başka bir ülkede mi iktidar olmuş da biz görememişiz başardıklarını. Hayal etmekle başarmak farklı şeylerdir.
huzeyfe tarafından 2008-04-11 16:23:50 tarihinde yazılmış
takılmasın
fark başlıklı kardeşim. 54. hükümetin icraatlarına bakarsanız o kısacık iktidarında neleri başardıysa, 6 senelik zamanda kim bilir neler yapardı? aradaki farkı daha iyi anlarsınız.
Nedim Eskici tarafından 2008-04-11 09:43:06 tarihinde yazılmış
FARK
Aklıma takılanlar. 1- AKP ile RP ve FP arasında ne kadar fark veya benzerlik var? 2- SP ile MNP ne kadar birbirinin devamı? 3- Erbakan RTE'nin yerinde olsaydı, neler yapardı?
METİN HASIRCI tarafından 2008-04-11 09:31:30 tarihinde yazılmış
yoldan çıkanlar
Efendim; Milli görüş kırk yıl önce siyaset hayatımıza doğduğunda,1973 seçimlerinde 1265.000 rey almak, 48 mv. 3 senatör çıkararak TBMM'ye girdi-ğinde, elbette samimi fakat temsil ettiği anlayışın tabanı temsilde kitabi bir yaklaşımdaydı. Bunun aşılması çok uzun yıllar aldı. Erbakan Hocamın ve üst kademe yönetimin sabrı dünya siyasi hayatına örnek olarak incelenmesi gerekir. SP, akp yönetim kadrolarını değil oy verenlerine ihtiyacı var.
huzeyfe tarafından 2008-04-09 14:06:48 tarihinde yazılmış
icraat
milli görüş partilerinin yaptıgı icraatlar ortadadır. akp'nin yaptıgı icraatlar da ortadadır. kıyas yapın ona göre yorum yapın. yazarın da kısaca söylemek istedigi şudur; genel merkezin dedigi degil de halkın dedigi olsun, halk dedikleri de yeni oluşumlara yelken açmak isteyen 3-5 kişi.
adem anlayıslı tarafından 2008-03-23 14:55:42 tarihinde yazılmış
algı değil yönetim
Aslında saadet partisi için algılama problemi oldugunu düsünmüyorum. toplum milli görüsün adil düzen talebini kendisinin yöneten olması olarak okudu ve destek verdi. kafasını kuma gömdü günahı erbakana yıkarak yöneten olmayı siyasi kimliğe tercih etti. saadet partisi 40 yıllık siyasi düsüncesinin temel ilkleri ortaya koymaya devam etti.Son secimde de toplum sözüne itiraz etmedi.Ama toplum iceri ve dısarı ile aynı anda mücadeleyi de istemedi. Bence sp algısını değil yönetim anlayısını revize etmeli...
Cemil Kenar tarafından 2008-03-15 15:09:47 tarihinde yazılmış
Saadet yerine AKP
Saadeti konuşmak önemli mi ? Aldığı oy ortada. AKP'yi irdelemeliyiz. Sonuçta iktdar olan AKP'dir. İslam dünyası da onu artık izliyor. Bunun için AKP'yi masaya yatırıp onu analiz etmelisiniz.
Kemal Karaca tarafından 2008-03-04 09:48:40 tarihinde yazılmış
Saadet
Yorumunuz güzel ama bu konularda daha çok konuşmaya ve analize ihtiycımız var. Örneğin, İslam aleminin bu konulardaki seyri nedir veya bu değişim sadece siyasi midir; kültürel karşılığı hatta dini karşılığı var mıdır?