Erol ERDOĞAN
Tecavüz Haberlerinde Dil ve Yöntem Sorunu

Tecavüz Haberlerinde Dil ve Yöntem Sorunu

 

Son bir aydır ne kadar da çok tecavüz haberi okuduk.

Dünya barışına katkı sağlamak için beyaz gelinliğiyle Filistin’e gitmek üzere İtalya’nın Milano şehrinden yola çıkan ancak Gebze’de tecavüz edilerek öldürülen Pippa Baca.

Avusturya’da, 24 yıl boyunca hapsedildiği mahzende babasının tecavüzünden 7 çocuk sahibi olan Elizabeth.

Ve sonrasında 14 yaşındaki Mudanyalı BÇ, 8 yaşındaki Milaslı MÖ, 16 yaşındaki Kars Yetiştirme Yurdu öğrencisi NK, 17 yaşındaki Burdurlu FM, 26 yaşındaki İzmirli ST, 12 yaşındaki İzmirli UÇÇ, 20 yaşındaki Bolulu AÖ, 10 yaşındaki Ispartalı HGÖ.

Son 1 ay içinde basına yansıyan daha onlarca tecavüz haberi var. Web arama motorlarının raporuna göre son 30 gün içinde tecavüz kelimesi Türkçe sayfalarda 200 bin defa geçiyor.  Her köşe başında bir tecavüz sahnesiyle karşılaşacakmış gibi korkuyor insan. Ve tabii her sabah elimize aldığımız gazeteye “yine mi tecavüz haberi var” diyerek ürkerek bakıyoruz.

Görünen o ki “tecavüz” denen illetin ne bölgesi, ne ideolojisi, ne rengi ne de dili, sınıfı, yaşı kaldı. Tecavüzün her türlüsü lanetlenmiş olmakla beraber yine de çocuğa tecavüz konusunu konuşurken daha çok üzülüyoruz. Ekranda tecavüz haberleri aktıkça yutkunuyoruz, çileden çıkıyoruz, çaresizliğimize küsüyoruz.

Bu illet, değişik adlar ile hep içimizdeydi. Dün “çocuk istismarı”ydı, bugün “tecavüz” oldu, belki yarın başka bir şey. Tacizin, istismarın ve cinsel tecavüzün engellenmesi veya azaltılması için herkesin elinden geleni ortaya koyması gerekir. Yapılması gereken çok iş var çünkü.

Ancak tecavüz haberciliğinde “dil, üslup, yöntem” sorunumuzun olduğunu, öncelikle de bunun çözülmesi gerektiğini kabul etmemiz gerekiyor. Böyle bir çağrıya medya dünyası “suç yine medyanın mı oldu?” gibi bildik reflekslerle umarım kulak tıkamazlar. “Neden öncelikle medya?” sorusunun cevabı malum: Çünkü medya modern insanın öğretmeni durumunda. Medya toplumu etkiliyor, eğitiyor, dönüştürüyor; insanları korkak birer yaratık haline getirdiği gibi dünyayı tek başına cehenneme çevirecek kadar da gözü kara yapabiliyor. İşte bunun için tecavüz haberlerinin veriliş biçimi önemli.

Her gün onlarca tecavüz haberini bütün detaylarıyla okuyan - izleyen bir insanın psikolojisinden ve davranışlarından emin olabilir miyiz? Onca haber kim bilir ne tür yaralar açıyor benliklerde. Hamile bir anne, çocuğunu eğitim için uzaklara gönderen bir baba veya 9–10 yaşındaki bir çocuk bu haberleri takip ederken ne hissediyor, neler düşünüyordur sizce? Daha önemlisi, bu haberler vesilesiyle ne tür korkular ve huylar ediniyor veya sapmalar yaşıyor insanlar?

Medya, çoğu zaman devletin ve toplumun içine yuvalanmış, kimsenin hakkında konuşamadığı şer odaklarının kolaylıkla üzerine gidebiliyor, onları deşifre edebiliyor. Son yıllarda bu tarz çok başarılı habercilik örneklerine defalarca şahit olduk. Ancak burada “deşifre- denetim” fonksiyonu yanında medyanın kötü haberlerdeki yönteminin (üslup, tarz, dil, periyot vb) başka olumsuzluklara kapı aralayıp aralamadığından emin miyiz?

Medya olumsuzlukların üzerine gittiği ve bunları deşifre ettiği için kötülüğe dair her haberi de ölçüsüz şekilde, istediği gibi, özgürce verme hakkını kendinde bulmalı mıdır? Mesela muhabir, bildiği tüm edebi sanatları ve gazetecilik maharetlerini tecavüz haberini yazarken kullanmak zorunda mıdır?

Bu sorunun cevabı “iyi de gazeteler bunları yazmasaydı da gizli mi kalsaydı” değildir. Böyle bir tartışmayı “kırk katır – kırk satır” noktasına mahkum etmeye gerek yok.

Gazeteciler, tecavüz haberlerini verirken nasıl bir yöntem (üslup, tarz, dil, periyot, görsellik vb) izlemesi gerektiğini tartışmak ve sonuçta da doğru yöntemi yakalamak zorundadır. İlahiyat, psikoloji, sosyoloji ve iletişim bilimlerinde bu tartışmaları oturtabileceğimiz çok sayıda eski tartışma başlığı zaten var.

Medya çalışanları, gazeteciler, haberciler, editörler… Yani haber sürecinde kim varsa şunu düşünmek zorundadır: Ben tecavüzü desteklemiyorsam, bunu bir insanlık ayıbı – suçu kabul ediyor ve azalmasını istiyorsam, o zaman bu haberleri öyle vermeliyim ki benim haberim vesileyle şunlar olmamalı;

Herkes çocuğunu daha fazla korumalı ama ailede, akrabalarda, sokakta ve çevrede herkese kuşku ile bakılmamalı. Yaşını başını almış piri fanilerimiz hepimizin korkuluğu haline dönüşmemelidir.

İnsanlık suçu sayılan ve duyulduğunda herkesin midesini bulandırması gereken tecavüz sanki her an, her yerde olabilen normal, sıradan ve basit suça dönüşmemeli. Haberlerin bu kadar detaylı, sık ve meraklandırıcı üslupla verilmesi tecavüze karşı toplumsal bağışıklık sağlamaz mı?

Küçük yaşlardaki çocukların cevaplarını aramaya başlayacağı cinselliğe dair sorular, onların çocuksuluklarını aşacak şekle dönüşmemeli ve çoğalmamalı.

Tecavüzü bir şekilde içselleştirmiş ve bundan haz alan sapıklara yol, yöntem öğretmemeli, pasif sapıkları cesaretlendirmemeli.

Bu bir sansür çağrısı değil, bu bir dil ve yöntem oluşturma çağrısı hatta yakarışıdır.

 



erol.erdogan@10yazar.com

Yorum Yaz   

YORUMLAR
Toplam yapılan yorum sayısı (0)

Henüz Yorum Yapılmamış