Gerçekleştirdiği kamuoyu araştırmaları ve zaman zaman verdiği röportajlarla siyaset erbabının yakından tanıdığı ve bildiği bir isim: VERSO Başkanı Erhan Göksel.
Flash TV’de yayınlanan “Gerçek Gelecek” programında 2 haftadır kendisini takip ediyorum. Daha önce yaptığı açıklamaları da basından takip etme imkânım oldu. Değişik, sivri dilli bir adam. Son söylenecek sözü en başta söyleyen, konuşurken heyecanlanan hatta zaman zaman duygulanan bir mizacı var. Mesela dün gece yayınlanan programda Rusya’dan bahsederken PUTİN için söylediği övgü dolu sözleri ve heyecanını görmenizi isterdim.
Programın başında yaptığı kitap tavsiyeleri de yerinde ve güzel. Yaptığı işi ciddiye alan, siyaseti, tarihi, ekonomi-politik tezleri okuyan ve takip eden dolu bir adam Erhan Göksel. Her hafta getirdiği ve ekrandan okunmasını tavsiye ettiği eserler siyasetle yakından ilgilenenler için nerdeyse başucu sayılabilecek eserler. Niyetim Erhan Göksel’i övmek ve göklere çıkarmak değil. Hatta sarf ettiği bazı sözler ve üslubu, kırıcı ve rencide edici. Yani taraftarı olduğum sanılmasın.
Asıl bahsetmek istediğim Erhan Göksel’in iddiaları.
Erhan Göksel “müesses nizamın” AK Parti’yi kesin kapatacağını ve Erdoğan’ın oyuna geldiğini şöyle ifade ediyor.
“AK Parti savunmasını iki kez okudum. Bu savunma tam Erdoğan’ı giyotin altına sürme savunmasıdır. Başbakan bu savunmayı okumamıştır. İddia ediyorum okumamıştır. Dolmabahçe süreci sona ermiştir. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül müesses nizam ile işbirliği yapmaktadır. Erdoğan’ı birileri uyutmaktadır. Yüksek Askeri Şura’dan önce AK Parti kapatma davası sonuçlanacak ve Erdoğan’ın işi bitirilecektir. Yüksek Askeri Şura’da Orgeneral İlker Başbuğ’un Genelkurmay Başkanı olmaması için ABD ve İngiltere ve İsrail müesses nizamın temsilcileriyle işbirliği yapmaktadır. Bu tezgâhın içinde Abdullah Gül de vardır. AK Parti içinde müesses nizamla işbirliği yapan çok sayıda milletvekili vardır. Bu milletvekilleri gerektiğinde Başbakan Erdoğan’ın emanetçi formülüne karşı çıkacak ve Erdoğan’ın planlarını ve tezlerini ters yüz edeceklerdir. İngiltere Kraliçesi Elizabeth’in ziyareti sıradan bir ziyaret değildir. İslam dünyası için önemli mesajlar içermektedir. İngiltere sömürgesi altında bulunan İslam ülkelerine Türkiye üzerinden mesaj verecektir. AK Parti savunması hukuki bir metin değildir ve yaptıkları birçok alıntıda hata vardır. AK Parti açılan kapatma davası karşısında hukuki bir savunma yerine siyasi bir savunma metni hazırlayarak hatta satır aralarında gerekirse Genel Başkanı yasaklayın ama partimizi kapatmayın mesajı vermiştir.”
Genel olarak özetlemeye çalıştığım Erhan Göksel’in düşünceleri böyle. Erhan Göksel Başbakan’la kavgalı bir isim. Elbette söylediklerinin satır aralarında bu öfkenin izleri var. Ancak hani derler ya “İmamın dediğini yap, yaptığını yapma” diye. Ben olaya biraz bu açıdan bakmak istiyorum.
Erhan Göksel’in iddialarında haklı olduğu yanlar var. AK Parti içindeki bazı isimlerin müesses nizamla olan ilişkileri, Fazilet Partisi kapatma davasında olduğu gibi savunmada yapılan hatalar ve kapanmanın normal bir olaymış gibi algılanması ve kabul edilmiş gibi bir havanın partiye hakim kılınması, Erhan Göksel iddialarının doğruya yakın olduğunu gösteriyor.
Erhan Göksel’in dünyayı ve siyaseti okuma biçimi ve hareket noktası yanlış olabilir. Ancak bu dile getirdiği doğruları reddetmemizi gerektirmez. Başbakan’ın yakın çevresinin Başbakan’ı zaman zaman hata yapmaya zorladığı da bir gerçek.
Erhan Göksel’in söylediklerinin tamamı da yanlış olabilir.
Ama sizlere bir anekdot aktarayım. Belli sayıda bastırılan ve Başbakan’a sunulan “Tarım Raporu” Erhan Göksel’e görüşü alınmak için tam 5 kaynaktan ulaşıyorsa bu adamın söylediklerine dikkat etmek lazım.