Emine UÇAK ERDOĞAN
Taraf olma vakti

Taraf olma vakti

Gerçek anlamdaki gazetecilik anlayışının bu memleketin ne denli önemli bir ihtiyacı olduğunu her gün yeni bir manşetle gösteriyor; Taraf Gazetesi… Tirajı küçük ama etkisi ve önemi oldukça büyük.
 
Özellikle Dağlıca Operasyonu üzerindeki sis perdesini kaldırmakla bu topraklarda ‘kardeş kanı’ dökülmesini planlayanların hevesini kursaklarında bıraktı. Bu operasyonla ilgili son günlerde yaşanan gelişmeler; operasyonun asıl amacının büyük şehirlerde ‘Türk-Kürt’ çatışmasının şiddetini artırmak olduğunu ortaya koyuyor. O günlerde yaşananları, toplumdaki infial halini hatırlayın.
 
Bu linkte yaşanan olayların kısa bir özeti var. Göz gezdirmenizi tavsiye ederim.
 
Ve bütün bunların yaşandığı dönemde Taraf Gazetesi’nin olmadığını düşünelim. Medyanın 12 şehidin faturasını kaçırılan 8 askere kestiği ve bunun dışında bir habercilik yapılmadığını… En serin kanlıların bile bir öfke seline kapılmaması mümkün değil… İşte hedeflenen buydu. Toplumsal bir öfkeyle; savaşı bütün ülkeye yaymak.
 
Taraf Gazetesi o dönemdeki yayınlarıyla operasyonda “başka bir operasyon’ olduğunu gösterdi. Ve herkesin yaşananlara daha  serin kanlı bakmasını sağladı. Ve son iki haftada ortaya çıkan belgelerle operasyonun asıl hedefinin o askeri birliğin ötesinde bütün Türkiye olduğunu iyice ortaya koyuyor. Gazete yayınladığı belgede Dağlıca operasyonunun “iki hafta önceden” haber alındığını duyurdu.
 
Genelkurmay, Taraf’a karşılık yayınladığı bildiride ‘bunun kendilerine yapılmış bir menfur saldırı olduğunu” söyledi ama aynı zamanda belgenin doğruluğunu yani operasyonun önceden haber alındığını kabul etti. Ve gerekli tedbirlerin alındığını duyurdu.
 
Ama Taraf bu hazırlıkların yeterli olmayı bırakın, operasyona adeta davetiye çıkarırca olduğunu da cesur bir şekilde yazdı.Bu tedbirleri! Kısaca aktarayım: “Dağlıca'da saldırı öncesinde bölükteki asker sayısı 250'den 80'e düşürülmüştü. Baskına uğrayan tepeyi korumakla görevli nöbetçi erlerin sayısı 100'den 26'ya indirilmişti. Hakim tepelerde her mevzide en az 3 asker bulunması gerekirken, bu sayı bire indirilmişi. Taburdaki askerler baskından iki gün önce helikopter talep etmiş ancak bu istek karşılanmamıştı. Taaruz tipi el bombaları baskından 10 gün önce toplanmış, yenileri ise verilmemişti. Baskın günü taburun üç komutanı da izinliydi. Tabur komutanı Onur Dirik bir köy düğününe gitmişti.”
 
Dağlıca Taraf’un cesur duruşunun sadece bir ayağı. Ergenekon çetesi, darbe planları, askeriyenin toplum mühendisliğine soyunması gibi daha bir çok önemli konuyu hepimizin öğrenmesini sağladı ve sağlayacak.
 
Başta dediğim gibi Taraf çok ihtiyacımız olan bir gazetecilik yapıyor. Bu bizde pek rastlanan bir durum değil. O yüzden de bir çok kişinin tepkisini çekiyor. Gazetecilik dışında her işi yapan ‘kalemşörler’ Taraf’ı ‘Fethullah hocacı’ olmakla itham edip, önünü kesmeye çalışıyor. Etkisini azaltmayı hedefliyor. Ahmet Altan’ın böyle bir ilişkinin ispat edilmesi durumunda gazeteyi kapatma sözü vermesine rağmen saldırılarını sürdürüyorlar. Ve tabii Altan’ın ‘bu belgelerin onlara da gittiğini ama niye yayınlamadıklarıyla ilgili’ sorularını yanıtlamıyorlar.
 
Bildik bir hikayedir. Karınca ağzında su, yangın söndürmeye gidiyormuş.  O kadarcık suyla yangını söndüremezsin? Demişler. “En azından safımı belli ederim” diye cevap vermiş.
 
Taraf, bu ülkede gerçek bir demokrasi kültürüne taraf olduğunu yayınlarıyla, cesur duruşuyla ortaya koyuyor.
 
Bizim de karınca gibi ‘Taraf’a taraf olduğumuzu” göstermemiz gerekiyor.
 


emine.ucak@10yazar.com

Yorum Yaz   

YORUMLAR
Toplam yapılan yorum sayısı (0)

Henüz Yorum Yapılmamış

Ayın En Çok Okunanları