Erol ERDOĞAN
Eski Ramazanlar ve yeni çocuklar

Eski Ramazanlar ve yeni çocuklar

 

 

Ramazanın eskisine methiye düzmenin aleyhinde oldum hep. Bunu sırf terslik olsun diye yapmıyorum, bu öykünmenin bir yanılgı olduğunu düşünüyorum.

Bu yazıda sözkonusu yanılgıyı analiz etmeyi denemeyeceğim sadece konuya dair yeni bir şey söylemek istiyorum.

Biz büyükler, eski ramazanlara, sahurlara, iftarlara ve bayramlara meth ü senada bulunup, yaşadığımız ramazanın gereğini yapmıyor, dolayısıyla mübarek günlerin keyfini, huzurunu ve iklimini yaşayamıyorsak, aynı zamanda çocuklarımız için de telafisi zor hatalar yapıyoruz, onların hakkına giriyoruz demektir.

Yani “eski ramazan” söylemi ve anlayışı, bugünün çocuklarına haksızlıklar oluşturmaktadır.

Halbuki şunu unutuyoruz; bize zamanında o eski ramazanları yaşatan çocukluğumuzun büyükleridir. Dedelerimiz, ninelerimiz, mahallenin büyükleri, camimin imamı, komşu teyze yaşatmıştır bize o eski iftarları ve sahurları.

Özlediğimiz biraz da çocukluğumuzdur yani.

Onun için, bugünün çocukları için o keyif iklimini oluşturmak bizlerin görevidir. Zaten oluşturacağımız huzur, neşe ve keyif dolu iklim, çocuklarımızla beraber bizi de sarmalayacak ve unutamayacağımız anlara vesile olacaktır.

“Eski ramazanlar” şeklinde hayıflanmalara son verip, çocuklarımızla, ailemizle, arkadaşlarımızla ve mahallemizle ramazanın o kuşatıcı iklimine gecikmeden merhaba diyelim.

Ramazan bizi seviyor.



erol.erdogan@10yazar.com

Yorum Yaz   

YORUMLAR
Toplam yapılan yorum sayısı (3)
müzeyyen Taşçı tarafından 2008-09-08 11:59:02 tarihinde yazılmış
Eskiler..
Merhaba. Evet eskilere özlem duyanlardan birisiyim. Hatta hayatta olmadığım eski yıllara bile.Bir kısmını kıyısından yaşayabildiğimiz,diğer kısmını ise sadece işittiğimiz ve hissettiğimiz o yıllarda bizi çeken çok şeyler var. Eskilerin nezaketine, zerafetine, insanlığına, komşuluğuna, duygusallığına.. Daha nicesini sayamadığım güzelliklerine. Ancak ifade ettiğiniz gibi, tüm hayatı biçimlendir insanoüğlu her şeyi kendi eliyle değiştirip yozlaştırıyor. Yeniden bir şeyleri yerine koyabilmek mümkünmü bilemiyorum.
Mehmet Horasan tarafından 2008-09-06 12:39:50 tarihinde yazılmış
Bizde...
Biz de ramazanı seviyoruz. Mahallede yaşıyorsanız dediğiniz komşu iftarları, teravih sonrası arkadaşlarla yapılan muhabbetler, kaldırım yürüyüşleri, fırın vitrinlerindeki pideler, pastahaneden arz-ı endam eden güllaç (pek yemesem de) ramazanı gündeme taşıyor. En çok ailece ve misafirler ile yapılan iftar masası konuşmaları hoşuma gidiyor.. Ramazan konulu yazıları da seviyoruz..
Çiğdem Altınöz tarafından 2008-09-06 01:05:42 tarihinde yazılmış
Belki...
Belki çocukluğumuza duyulan özlem ağır basıyor ama, o günler ile bugünler arasında o kadar çok şey değişti ki şimdiki nesle o zamanların büyüsünü verebilmek ve ortamı yeniden hazırlayabilmek pek zor. Daha doğrusu, yokluğun zenginliğini, çokluğa alışmış,aza kanaat etmeyi bilmeyen ve giderek bireyselleşen (bencilleşen ama bunu küreselleşme adı altında gizleyen)bir dünyaya nasıl anlatalım? Bilgisayarla arkadaş olan yeni nesli bu büyüye nasıl ortak edelim? Asıl sorun bu...Saygılarımla