Erol ERDOĞAN
Aleviler ve din dersi meselesinde çözüm yok mu?

Aleviler ve din dersi meselesinde çözüm yok mu?

 

“Aleviler ve din dersi” bahsine dair herkesi memnun edecek bir cümle kurmak artık imkansız. Başlangıçta çözümü çok kolay bir sorun, “zamanla çözülür” anlayışıyla politik sürecin akışına bırakıldığı zaman işte böyle oluyor. Yani çözülmek bir yana kördüğüm oluyor.

Ben de bu yazımda herkese hoş gelecek bir cümle kurma peşinde olmayacağım. Ama iki temel değeri başlangıç noktası alarak kendi görüşümü bütün çıplaklığıyla paylaşmak niyetindeyim. Bu iki değer, adalet ve özgürlüktür.

 “Aleviler ve din” konusunda tartışmamız gereken cemevleri, camiler, diyanet gibi çok sayıda başka konu da bulunmaktadır. Ancak, görüşlerimi en doğru biçimde anlatabilmek amacıyla bunların hiçbirine girmeden konuyu sadece MEB çerçevesinden sınırlı olacak şekilde ele almak istiyorum.

Bir: MEB bünyesinde “din” ile ilgili eğitim ve bilgilenme faaliyetini üç ayrı başlık altında tasnif etmek gerekir: Ahlak Dersi, Din Kültürü Dersi, Din Eğitimi.

İki: Din eğitimi sadece din eğitimini isteyenlere verilmeli; kimse istemediği halde herhangi bir dinin tebliği anlamına gelecek şekilde din eğitimi almaya zorlanmamalıdır. Ancak, din eğitimi isteyenlere verilecek eğitim, göstermelik olmamalı; isteyene en başta o dinin kitabı, temel kaynakları, tarihi, ibadetleri, inançları gerekirse birden fazla dersle en özgün biçimde öğretilmelidir. Kişi, aldığı bu eğitimle dinini eksiksiz yaşayabilmeli hatta başkalarına anlatabilmelidir.

Üç: Din Kültürü dersinin içeriği, herhangi bir dinin tebliği ya da eğitimini vermek amaçlı olmayacak şekilde, öğrenciye tüm dünya dinlerini, yöresel mezhep ve inançlar ile bunların mensuplarını tanıtacak şekilde düzenlenmelidir. Din Kültürü dersi, Fen Bilgisi veya Çevre dersi gibi kabul edilmelidir. Çevre dersinde fiziki çevreyi ve Fizik dersinde de fiziki olayların kurallarını öğreterek çocuğun dünyayı doğru anlaması amaçlanıyorsa, Din Kültürü dersi de aynı şekilde düşünülmelidir. Böyle bir Din Kültürü dersi belli sınıflarda zorunlu olmalıdır.

Mesela, Hıristiyan ailenin çocuğuna, o çocuk sanki Müslümanmış gibi İslam dini eğitimi vermek yerine çocuğun Müslümanları doğru tanımasını sağlayacak objektif – ansiklopedik bilgiler içeren Din Kültürü dersi alması sağlanmalıdır. Aynı şekilde Alevi bir ailenin çocuğuna en doğru şekilde kendi inançları ve kültürü öğretilebilmeli bunun yanında diğer din ve mezhep mensuplarını doğru tanımasını sağlayacak Din Kültürü dersi de verilmelidir.

Dört: Ahlak dersinde insanlığın ulaştığı evrensel değerler ile yerel kültürel ve sosyal değerler öğretilmeli, çocukların bu değerleri davranış olarak içselleştirmesini sağlayacak şekilde ders uygulaması yapılmalıdır. Hangi dine mensup olursa olsun, hiç kimsenin “benim çocuğum, yardımlaşmayı, adaleti, doğruluğu, çalışmayı, saygıyı, sevgiyi öğrenmesin, bunlar benim evladıma anlatılmasın” demesi ihtimal dahilinde değildir, zaten böyle diyen birinin de seçme iradesini yok saymak gerekir. Ahlak dersi de zorunlu olmalıdır.

Yazıya “Aleviler ve Din Dersi” diye başlamış olsam da, dört maddede özetlemeye çalıştığım görüşler, farklı dinlere mensup insanların yaşadığı her ülke için geçerli olabilecek temel prensip ve ilkeleri içermektedir.

Bunlar, sorunun en doğru çözümü için benim önerilerimdir. Daha adil, daha fonksiyonel ve daha doğru her görüşü kendi görüşümün yerine koymaya hazırım.

Çözülmeyecek sorun yok. Yeter ki, sorunu asıl dert sahipleriyle ilkeler çerçevesinde samimi şekilde çözmek amacıyla konuşabilelim.



erol.erdogan@10yazar.com

Yorum Yaz   

YORUMLAR
Toplam yapılan yorum sayısı (4)
Numan Bulut tarafından 2008-12-02 13:25:55 tarihinde yazılmış
Sünni Olmak!
Alevi olmak peygamberi ve onun sünnetini redetmek midir? Ayrıca sünni olmak nedir? sorusuna da cevap verebilmelidir. Sünni olmak peygamberin sünnetine uymak mıdır? Yoksa başka anlamları da varmıdır! Sanırım gözden kaçıyor. Nedir bu derin çizgi Sünni-Alevi. Sünni kim! Alevi kim! Alevi olduğunu idda edenler, Peygamber ehl-i beytinin yolundan gittiğini iddia edenler onun sünnetini reddediyorlar tezat değil mi!
Numan Bulut tarafından 2008-12-01 09:55:50 tarihinde yazılmış
Alevi olmak
Sorunun temel adresi Alevi Olmak nedir? Alevilerin bu soruya cevap vermesi gerekir. Açılım yaparsak aşağıdaki soruları başta diyanet işleri başkanı ile sünni dediğimiz kesim ve aleviler açık yüreklilikle cevaplamalıdır. 1-Alevilik bir din midir? 2-Alevilik bir mezhep midir? 3-Alevilik bir tasavvufi ekol müdür? 4-Alevilik bir tarikat midir? bence verilmesi gereken cevaplar alevi sorunun çözümü olacaktır. Korkmadan ve açıkyüreklilikle.
İsa Tatlıcan tarafından 2008-11-17 11:07:19 tarihinde yazılmış
Türkiye'de Alevi Olmak
Laik bir ülkede devlet tüm dinlere ve mezheplere eşit mesafede olmalıdır. Ancak Türkiye'de devlet, sünniliği hatta hanefi mezhebini doğru kabul ediyor ve buna uygun din hizmeti veriyor.Alevilik sorununun çözümü diyanetten alevilere pay ayırmak değil, dini, o dinin uygulayıcılarının kontrolüne bırakmaktan geçer. Her şeyi kontrol altında tutmak isteyen devlet dini de kontrol altında tutmaya çalışmaktadır.
Selim Karakış tarafından 2008-11-17 11:07:06 tarihinde yazılmış
ALEVİLİK ve SİYASET
Aleviler, kendi taleplerini asıl itibariyle alevi bile olmayan ama Alevilik üzerinden laiklik hatta biraz da ateistlik yapmaya çalışanlar aracılığıyla seslendirdikleri sürece, bu sorunlar zor çözülür. Sorun yine alevilerin iş tutuşundadır