Türkiye’de sağcılık ve muhafazakarlık anlayışı rüzgarı bana kalırsa hiç bugünkü kadar güçlü esmemişti. 80 öncesinde ülkeye komünizm gelir diye üretilen korku ortamında bile seçmen en azından MSP, MHP ve Adalet Partisi’nden birini tercih edebiliyordu. O kadar karışık ve kaotik bir ortamda bile seçmenin iradesi özgürdü. Çünkü seçim sistemi daha adildi ve % 10 barajı diye bir şey yoktu.
1980 sonrası Özallı yıllardan kalma seçim sistemi “siyasi istikrar” adına millet iradesinin üzerinde demoklesin kılıcı gibi sallanıp duruyor. Seçmen gerçekten oy vermek istediği partinin barajı geçememesi tehlikesi karşısında kendini istemese de başka bir partiye oy vermek zorunda hissediyor.
AK Parti yeni dönemde “Türkiye milletvekilliği” gibi bir sistemi uygulamaya koyacağını ve tartışmaya açacağını duyurmuştu fakat sanırım siyaseten işine gelmediği için bu düşüncesinden vazgeçti.
Şimdi böyle bir seçim sistemi ve siyasi manzara karşısında seçmene şu öğütleniyor;
Eğer muhafazakar ve sağcı isen oyunu AK Parti’ye vermelisin, çünkü AK Parti dışında bir partiye verilen her oy CHP’ye gitmiş demektir.
Müthiş değil mi?
AK Parti iyi de yapsa kötü de yapsa, sağ-muhafazakar seçmen CHP iktidar olmasın diye AK Parti’yi desteklemek zorunda. Peki, gerçekten de öyle mi? Yani AK Parti dışında sağ-muhafazakar seçmenin başka bir partiye oy vermesi CHP’nin işine mi gelir?
Elbette AK Parti’nin oylarının düşmesi CHP’nin işine gelir fakat CHP’nin oy oranını yükseltmez. CHP’nin artık bu ülkede koalisyon hükümeti dışında iktidar olma şansı sıfırdır.
Asıl düzmece hikaye işte budur.
AK Parti’nin oy kaybetmesi, CHP’yi güçlendirmez tam tersine zayıflatır.
Çünkü CHP’nin karşısında AK Parti tek başına istediği gibi hareket etmektedir. AK Parti’yi CHP’nin yaptığı muhalefet değil, benzer seçmen tabanına hitap eden bir başka siyasi partinin muhalefeti yıpratır.
Dolayısıyla demek ki asıl yapılmak istenen CHP’nin güçlenmesini engellemek değil, AK Parti’nin yıpratılmasını engellemektir. Çünkü AK Parti’den giden hiçbir oy CHP’ye gitmez ve CHP’yi güçlendirmez. Tam tersine AK Parti’yi zayıflatır.
AK Parti zayıflarsa ne mi olur?
AK Parti zayıflarsa kendine çeki-düzen verme gereği duyar, milletin sesine kulak vermeyi öğrenir, söz söyleyenlerin sözlerinin kıymetini anlar, kendisine oy veren seçmen tabanına yeniden değer vermeye başlar.
“AK Parti’ye verilmeyen oylar CHP’ye gider” diyenlerin şu hususlarda şikayetçi olmaya hakları yoktur;
- Adamlar her şeyi kendilerine göre yapıyorlar, kimseye fırsat vermiyorlar.
- Şu vekilin, şu partilinin yakını şu işleri adil olmayan bir yolla almış, malı götürüyor.
- İmam-Hatip ve katsayı sorunu hala çözülemedi ne zaman bunu çözecekler.
- Ekonomi de IMF kriterleri hala yürürlükte esnafım, perişan oldum.
- Yozlaşma, ahlaksızlık diz boyu kardeşim, bu kadar da olmaz ki.
- Emekliyim, asgari ücretliyim, sürünüyorum vallahi.
- Türkiye neden Irak’taki Müslümanlara yardım etmiyor.
- İslam Dünyası ile ilişkilerimiz neden bu kadar zayıf durumda……. Ve buna benzer daha pek çok cümlecik…
Bu cümleleri çevresinde duymayan var mı? Peki, bu cümleleri kuranların kime oy verdiğini bilmeyen var mı?
Eğer AK Parti dışında herhangi bir siyasi çizgiyi desteklemek CHP’yi güçlendirir diyorsan o halde sus ve şikayet etme. Çünkü sen buna müstahaksın!...