Ülkemizde faaliyet gösteren 50 civarındaki siyasi partinin mesela 40’ı, 5 bine yakın vakfın 4 bini, 40 bine yakın derneğin 30 bini Ergenekoncu olsa veya öyle olmadıkları halde değişik ayak oyunlarıyla Ergenekoncu ilan edilseler ne olur?
Sıkıcı bir soru değil mi, hatta ürkütücü, rahatsız edici. Ben en iyisi, sözü uzatmadan bu soruyu niye sorduğumu anlatayım.
Ergenekon sürecini takip ediyorum. Güzel gelişmeler oluyor. Bu ülkede devlet, millet adına ama yasadışı, hukuksuz ve adil olmayan yapılanmaların başımıza neler getirebileceğini defalarca gördük ve yaşadık. Bu yapılanmalardan herkes zarar gördü; sağcısı, solcusu, İslamcısı, muhafazakârı, komünisti, ülkücüsü, sivili, askeri, memuru, siyasetçisi, gazetecisi…
Onun için makul çoğunluk, lokal bazı uygulamalardan dolayı endişelerini veya eleştirilerini dile getirse de Ergenekon adıyla yürütülen bu hukuki sürecin destekleyicisi olduğunu değişik yollarla ifade etmekten çekinmemektedir.
Ben de istiyorum ki, bu sürecin de katkısıyla, siyasi, askeri, hukuki ve ekonomik şeffaflaşma sağlansın, yasadışı yapılanmalar ve kirli ilişkiler sona erdirilsin, artık daha güvenli, özgür ve adil bir ülkede yaşayalım. Bu kadarla da kalınmasın; geçmişte bu şekilde güç devşirerek yanlış iş yapanlara gereken ceza verilsin, kimsenin yaptığı yanına kar kalmasın. Bu konuda emeği geçen herkese millet olarak teşekkür etmeli ve onların arkasında durmalıyız.
Ancak Ergenekon süreci bazıları için tuhaf bir oyuncak gibi. Bu bazıları kime kızıyorsa, kimi siyaseten kötülemek istiyorsa veya kendi gücü karşısında kimi potansiyel engel görüyorsa hemen ona bir kulp takarak Ergenekoncu ilan etmeye çalışıyor. Özellikle web tabanlı haber sitelerinde bu konuda cesurca işlere girişiveriyorlar. Yine Ergenekon konusunda yaptıkları yayınlarla sürece olumlu katkı yapan ve bu konuda çoğunluk tarafından takdir edilen bazı gazete ve gruplar da, bu takdirin üzerine kendi hırslarını ve basit kurgularını koyarak yeni güç alanları elde etmeye çalışıyorlar. Kendilerine duyulan takdirleri siper edinerek akıllarınca pasif kalmasında hikmet olacağını düşündükleri siyasetçilere de bu siperlerden sürekli atış yapıyorlar. Bunları gördükçe aklıma “irtica var” kampanyaları geliyor.
Üstelik bunları yaparken de bir zamanlar bu ülkedeki herkesi fişleyen başaktörlere selam durduklarını, onlara madalyalar verdiklerini, onları kendilerine danışman seçtiklerini de unutuyorlar veya unutturmak istiyorlar. Ve bu konuda o kadar körkütükler ki Ergenekon ve benzeri yasadışı yapılanmalardan en çok zarar gören kesimleri bile hedef almaktan çekinmiyorlar, utanmıyorlar.
Biz Ergenekoncuları neden suçluyoruz? Çünkü onlar, kendilerine devletin ve milletin adını siper edinerek kanunsuz işler yaptılar. O zaman Ergenekon sürecini kendine siper alarak bazılarına haksızlık yapma şehvetini tatmin etmeye çalışanlara da “siz bu ülkedeki herkesi Ergenekoncu ilan etmeye çalışarak yanlış işlere niyetleniyorsunuz, bırakın bu saldırganlığı” demeliyiz.
Çünkü, en güzeli adalettir. Adalet ile zulüm bir arada olmaz. Zulüm ile abad olanın da ahiri berbat olur.
Henüz Yorum Yapılmamış