Parti gençlik yapılanmaları denilince, partilerin gençlik kolları ile parti hinterlandındaki gençlerin yönetiminde olan dernek veya vakıf şeklindeki örgütleri anlamak gerekir.
Gençlik yapılanmaları her partide benzer amaçlarla oluşturulmaktadır. Ancak, siyasi partilerdeki gençlik yapılanmalarının gördüğü fonksiyonu 12 Eylül öncesi (12EÖ) ve 12 Eylül sonrası (12ES) şeklinde ikiye ayırabiliriz.
12EÖ’nde gençler ve onların kurduğu yapılar öncelikle partilerin fiziki gücünü oluşturuyorlardı. Miting, şölen, protesto, kongre, toplantı, yürüyüş vb her türlü etkinliği planlayıp, koordine eden ve bu etkinliklere ruh veren onlardı. Genel başkanı başka bir güvenlik birimine ihtiyaç hissetmeden onlar korur, gerektiği zaman da teşkilatları anarşist müdahalelere karşı savunurlardı. Pankartları da onlar yazar ve asarlar, birçok teknik işi ve çalışmayı da imece usulüyle kolayca hallederlerdi. Bütün bunları zorunlu bir görevi yapıyormuş gibi isteksizce değil heyecanla yaparlar, işlerde eksik gedik bırakmazlardı.
12EÖ’nde gençler ve onların oluşturduğu yapılar, partilerin aynı zamanda fikri dinamikleriydiler. Kültür, edebiyat, sanat temelli gruplar ve çalışma masalarıyla parti görüşlerini hem içselleştirirler hem de onları çok sayıda mecrada farklı argüman ve yöntemlerle kitlelere sunarlardı. Partilerin yayın organlarında aktif görev alırlar, kendi dergilerini çıkarırlar, parti sloganlarını da yine onlar üretirlerdi. Yeni sosyal ve siyasi gelişmeler karşısında parti tavır ve görüşlerini de yine ilk onlar seslendirmeye başlarlar, parti ideolojisini adeta yeniden üretirlerdi. Çok okurlar, çok araştırırlar ve sürekli müzakere ederlerdi.
12ES’nda ise durumun değiştiğini görüyoruz. Bu dönemde gençler ve gençlik yapılanmaları partilerin fiziki gücü olma noktasında kademe kaybına uğradıkları gibi fikri dinamik olma noktasında da etkileri neredeyse sıfırlanmıştır. Bu değişimin sebepleri arasında, siyasi partiler yasasındaki değişiklikleri, partilerin fikri temelden uzaklaşarak kitleleşmeleri, siyaset – rant ilişkisinin artması ve askeri müdahaleleri sayabiliriz.
Bunlardan dolayı 12ES’nda, gençler ve gençlik yapılanmaları, partilerin politik ve sosyal süreçlerinde etkili olamamışlar ve partilerin herhangi bir birimi gibi çalışmaya başlamışlardır. Etkisizlik, gençleri rahatsız etmiş olmalı ki, gençlik yapılanmaları kendilerini anlamlandırmak için farklı yöntemler denemeye başlamışlardır. Bunların başında da gençlerin parti içi tartışmalarda aktif taraf olma çabalarını görebiliriz. Geçtiğimiz yıllarda, bir partinin kongresinde kürsüyü devirerek illegalite telaffuzu yapan gençlik liderinin ortaya koyduğu profil ve etkinlik bu dediğimize örnektir. Bu duruş, içinde fikri derinlik ve parti faydası barındırmayan basit bir tarafgirlik idi. Ve sonuçsuz kaldı.
Yüzde 50’ye yakın oy almış bir partinin pankartlarını kendi gençleri dere tepe, sokak sokak, cadde cadde asması gerekirken, geceliği 50 – 60 TL yevmiye ücret vererek yarı profesyonel yöntemle astırması da, gençler ve gençlik yapılanmalarının 12ES’nda partilerin fiziki gücü olmaktan da ne kadar uzaklaştığını göstermektedir.
Mitinglerde bir reklam ajansının ürettiği sloganları gençlerin ruhsuz şekilde seslendirmeleri de aynı durumun acıklı başka bir örneğidir. Hâlbuki slogan sözdür, fikirdir, inançtır. Ve en güzel sloganı ancak partili genç bir yürek üretir. Ve o söz meydanlarda şiir gibi, şarkı gibi şakırdar, hep bir ağızdan söylenir.
Geldiğimiz nokta, gençlerin siyasi süreçlerdeki pasif, edilgen ve derinliksiz varlık göstermedeki en dip noktasıdır. Eğer gençler, fikri temelli olacak şekilde siyasette tekrar aktif olamazlarsa, siyaset; kuru tarafgirlikler, yavan sözler, heyecansız ve sonuçsuz eylemler olarak adeta bir gösteri sanatı olarak devam edecektir.
Henüz Yorum Yapılmamış