Erol ERDOĞAN
Açılım, kucaklama ve sapma

Açılım, kucaklama ve sapma

 

Açılım ve kucaklama gibi kelimelerin zihinlerde çağrıştırdığı ilk algı nedir?

Siyasetle ilgilenenlerin, bu ve benzeri kelimeleri çoğunlukla “köprüden geçinceye kadar yeni çevreler / oylar edinmek amacıyla başvurmak zorunda kaldıkları taktiksel yöntemleri”  tanımlamak için kullandıklarına dair kesinleşmiş algı vardır.

Onun için, seçmenler ve parti tabanları bu kavramların iğreti girişimlere işaret ettiği yargısına sahiptir. Daha iyimser ifadeyle; partilerin, doğrudan mesajını ulaştıramadığı ve oyunu alamadığı kişi, grup, cemaat ve benzeri kitlelerle iletişim kurmak ve böylece toplu oyları alabilmek için bu yolları denedikleri düşünülür. Yani, mesafeli duran muhataba şirinlik yapma ve hoş görünme taktiği. Vatandaş için bu, bir nevi tezgahtarlık ve cingözlüktür. Bu durumda, o partilerin temel ilkelerini riske ettiği ve askıya aldıkları, klasik tabalarını ihmal ettikleri de kabul edilir.

Burada çok net iki durum vardır.

Bir: Parti, temelde dar siyasi - sosyal bir kitlenin veya coğrafyanın politik amaçları için kurulmuşsa, sıkıştığı ve ötekileştiği noktada, toplumun geneliyle kurduğu iletişim dilinde kucaklayıcı bir değişikliğe gitmek zorunda kalabilir. Böyle bir partinin yaptığı değişiklik kalıcı, samimi ve içselleştirişmiş değildir, taktikseldir. Seçim sonrasında veya iktidara ulaşılmasını müteakip taktikler terk edilerek eski dile dönülecektir. Yazının başından beri anlattığımız algı bu tip partilerle ilgilidir. Zaten bu partilerde, taktiksel amaçlı çabalar, parti tabanlarını ve kadrolarını rahatsız ettiği gibi ideolojilerinde de derin sapmalara yol açar. Son dönemin çarşaf konusu taktiksel açılıma güzel bir örnektir.

İki: Bir parti, toplumun genelini muhatap alıyor, muhatap aldığı genelin çıkarları için siyaset sahnesinde varlık gösteriyorsa, kucaklayıcılık zaten onun başlangıç özelliği olmak zorundadır.

Daha açık ifadeyle, siyasi bir parti, ilkelerinin ve değerlerinin evrensel olduğunu, milletin tamamının huzuru, adaleti, refahı ve özgürlüğü için çalıştığını düşünüyorsa, kitlelerle kurduğu ilişkide sınırlayıcılığı, kapalılığı, kısıtlılığı, ötekileştirmeyi kabul etmesi mümkün değildir. Bu nitelikteki partiler için geniş açı sahibi olmak, sapma değil tam tersine sapmadan ve marjinalleşmeden korunma biçimidir.

Değerler üzerinden siyaset yapan partiler, kendi özlerini ancak fikri sağlamlıkla ve politikalarını yeniden üreterek koruyabilirler. Ülkemizde ve dünyada, bundan sonra, siyasi süreçlerin belirleyici aktörleri, kendi değerleri üzerinden toplumun tamamına doğru üslup, doğru mecra, doğru dil ve şeffaflıkla ulaşabilenlerin olacaktır.



erol.erdogan@10yazar.com

Yorum Yaz   

YORUMLAR
Toplam yapılan yorum sayısı (0)

Henüz Yorum Yapılmamış

Ayın En Çok Okunanları