Emine UÇAK ERDOĞAN
Fabrika Kızlarının Katili...

Fabrika Kızlarının Katili...

Tekirdağ ve İstanbul’u vuran sel felaketini televizyon ekranlarından izlerken etkilenmemek, üzülmemek mümkün değil. Felaketin büyüklüğü ortada. En baştan yani dere yataklarının ıslahına vs girmeyeceğim. Ama en azından felaketin ikinci gününde İstanbul’da bazı tedbirler alınabilseydi ölümlerin azalacağı kesindi.
 
Bunlardan en önemlisi ise, bir gün öncesine göre daha fazla yağacağı belli olmasına rağmen İkitelli civarındaki işyerlerinin tatil edilmemesi bana göre.  İşyerleri tatil edilseydi, o penceresiz servis minibüsü mezar olmayacaktı 7 fabrika kızına.
 
Türkiye’de yaşamanın diğer adıdır keşkeler; keşke dereler düzgün ıslah edilseydi, keşke dere yataklarına ev yapılmasaydı, keşke meterolojiyi dikkate alıp önlem alınsaydı, keşke, keşke…
 
Ama en önemlisi keşke insan hayatı bu kadar ucuz olmasaydı bu ülkede bazı tüccarlar için. İşçisinin servisinden, yemeğinden, aylığından keserek köşeyi dönmek gibi bir göz doymazlık olmasaydı. O gencecik kızlar, kadınlar o asgari ücrete çalışmak zorunda kalmasalardı.
 
O servis olmaması gereken minibüsle kimbilir kaçıncı kez fabrikalarına gidiyorlardı. Sabahın köründe gözler uykulu. Kiminin aklı geride bıraktığı çocuğunda… Sel sularına kapıldıklarında, o önde oturanlar ve şoför yolunu bulup kaçtığında. O kapıları açmaya çalışırken göz göze geldiklerinde…
 
O fabrikanın önündeki beyaz örtülü cenazelerini gördüğüm andan beri; o kapıyı açamadıkları anı düşünüyorum. Düşünüyorum ve kahroluyorum… Hayat zor dedim bu ülkede. En çok da kadınlara zor. O zorluğun resmiydi; camsız servis minibüsü.
 
 
Alpay’ın unutulmaz şarkılarındır Fabrika Kızı… En sevdiğim bölümü ise;
 
Dışarıda bir yağmur başlar,
Yüreğinde derin sızı
Gözlerinden yaşlar akar
Ağlar fabrika kızı…
 
O hüzünlü sözler başka bir hüzüne dönüştü bu sel felaketinden sonra. Yağmur felaketi oldu 7 fabrika kızının. Her şey gözlerimizin önünde yaşandı. Bize Arap kızı gibi camdan bakmak kaldı.
 
Oysa yağmur, sel değil o fabrika kızlarının katili. Servislerinden çalan tüccar patronlarıydı. O penceresiz minibüsü servis haline getiren denetimsizlikti. İnsan hayatını bu kadar ucuz kılan insaniyetten uzaklıktı.


emine.ucak@10yazar.com

Yorum Yaz   

YORUMLAR
Toplam yapılan yorum sayısı (2)
ayşe gül tarafından 2009-09-13 03:20:09 tarihinde yazılmış
tekstil ütopyası
hangi iş yerlerinin tatil edilmesinden bahsediyorsunuz ? kanunlara rağmen insanlara asgari ücretin bile altında aylık verip sigortasız çalıştıran tekstil atolyelerinin mi ? kanunlara uymayan adamlar istanbul valisinin sözünü dinleyip 1 gün için iş yerini tatil eder mi ? bırakalım bunları, ütopya bu. bu kadar insanın ahı üzerinde olan tekstil sektörü biraz zor iflah olur, boşuna çine kabahat bulmasınlar batmaları konusunda..
trakya tarafından 2009-09-12 11:11:52 tarihinde yazılmış
teşekkürler
teşekkür ederim
Ayın En Çok Okunanları