STK'ların asıl görevi temsil ettikleri toplumun, haklarını gerek devlet düzeyinde, gerekse kamuoyunda korumak ve kollamak, sosyal yaşama etkinlikleri ile katkı sağlamak olarak tanımlanır. STK'ların etkinliğinin fazla olduğu ülkeler aynı zamanda gelişmiş ülkeler olarak da algılanmaktadır. STK'ların gelişmesi günümüz dünyasında yükselen bir değerdir ve bu değeri Türkiye ıskalıyor. Sivil toplum "siyasal süreci" etkilemesini sağlayacak mekanizmalar üzerinde tartışırlar ve bu konuda nasıl sonuç alacaklarını konuşurlar. Bu yönleriyle de, halka danışmanlık yaparlar. Bu kurumlar halkı bilgilendirmekle görevli oldukları kadar, kararlara da etki ederler.
Türkiye'deki STK'ların özellikle son dönemdeki eylemlerine baktığımızda bazılarının iktidarı etkilemek bir yana, iktidarı paylaşmaya çalıştıklarını hatta iktidar nimetlerinden faydalanmaya çalıştıklarını görüyoruz. Bu STK'lar iktidar nimetlerinden faydalanırken, halk adına ne kadar iktidara karşı bir duruş sergileyebilirler? Ya da halk adına çıkacak kararlarda, iktidar, kendisinden beslenen bu sivil toplum kuruluşlarına ne kadar itibar eder? İktidar ile bu şekilde, el ele kol kola bir ilişki içinde olan bir STK siyasal sürece, ne katabilir? İktidara bağımlı olan onun yaptıklarını ne kadar sorgulayabilir? Bağımlı STK iktidara "hesap ver" diyebilir mi? Bu anlamda Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarının bu konuyu çok iyi düşünmeleri gerekiyor. Önümüzdeki dönemde Türkiye'de STK'ların daha etkin olacağını ve ülkenin geleceğinde daha önemli rol oynayacağı ortadadır. Ama bu etkiyi yapacak olan STK'ların iktidar bağımlısı olmayan ve iktidardan beslenen STK'lar olmayacağı da açıktır. Bu anlamda bütün STK'ların kendilerine çeki düzen vermeleri ve önümüzdeki döneme hazırlanmaları önemlidir.
Halkın kendilerinden büyük beklentisi olan STK'ların iktidarla kol kola görüntü vermesi doğru değildir. İktidarla temasta olan iktidara etki eden ama iktidarın dışında kalan STK'lar, gerçek sivil toplum kuruluşları olabilirler. Bilgiye ulaşan ve bu bilgiyi halkla paylaşan, iktidara hesap soran ve halk adına alınacak kararlarda siyasal iktidara etki ederek, gerçek bir STK olabilen sivil toplum kuruluşları Türkiye'nin özlediği kuruluşlardır. Bu kuruluşlara acilen ihtiyaç vardır.