Emine UÇAK ERDOĞAN
Yargı Hukuktan Bağımsız

Yargı Hukuktan Bağımsız

Başlık, soyadı gibi ‘atak’ olan aktivist arkadaşımız Mehmet Atak’tan alıntı. Adalet kavramının sahiciliği için olmazsa olmaz bir şarttır; yargının bağımsızlığı. Ama bazı olaylar, Atak’ın nükteli cümlesinde olduğu gibi hukuktan bağımsız bir yargı gerçeğiyle karşı karşıya olduğumuzu hissettiriyor. Yargıyla gelen adaletsizliklere en büyük örnek ise; sosyolog Pınar Selek’in davası.

Ömrünü şiddete uğramış insanlara adayan Pınar Selek, yıllardır ‘bombacı’ suçlamasıyla yargılanıyor. Yargılanmaktan çok yok edilmek isteniyor. Cezaevine girdi, işkence gördü. Hakkında işkence altında verildiği ispatlanan bir sanık ifadesi dışında hiçbir delil olmayan Pınar Selek, bu davadan iki kez beraat etti. Beraat kararları bazen Yargıtay’da onandı, bazen bozuldu. Bu yılan hikayesine dönen dava süresinde ise, en son geçtiğimiz ay Yargıtay Ceza Genel Kurulu 17’ye karşı 6 oyla, Yargıtay Başsavcısı’nın itirazını reddederek Pınar Selek’in cezalandırılması gerektiğine karar verdi. Ve müebbet suçlamasıyla davanın yerel mahkemede tekrar görülmesini istedi. Bu yargılama süreciyle ilgili geniş bir kronolojiyi bu adreste okumak mümkün.

Pınar’a cezaevinde, işkence altında çektiği sıkıntıların ‘özrü’ dilenmemişken; ‘müebbet’le yargılamak bir ‘kan davası’ kokusunu hissettiriyor. Bu kan davasında Pınar Selek’in seçilmiş bir kurban olduğu da aşikar. Seçilmiş çünkü insanı düzleştiren, tek tipleştiren sistemin düzleştiremediği, eğip bükemediği bir kadın tipi: Pınar Selek… Çocukluktan itibaren dayatılan ezberleri bozuyor, bütün çalışmalarında. Görülmek istenmeyen, yok sayılan, gecenin karanlığına mahkum hayatların, hakların peşine düşüyor.

İşte insanlığın tarihi kadar eski olan bu kan davası, bu topraklarda hukuk ve adaletin var olup olmamasının da dönüm noktası bir bakıma. Yani bu sürece bir şekilde şahit olan bizler için; Pınar Selek davası aynı zamanda vicdan ve adalet duygusunun tesisi davası olmalı.

Geçtiğimiz Perşembe günü Garaj İstanbul’da toplanan Hala Tanığız platformu adına konuşan Deniz Türkali, bu durumu, “Gerçekle kurgu arasındaki çizginin belirsizleştiği, adalet zemininin kayganlaştığı bir ortam” olarak niteledi. Böyle bir zeminde doğrusu ‘söyleyecek söz bulmak’ çok zor.

Ama bu konuda Pınar’ın azimli ve dik duruşu bizim için iyi bir çıkış noktası olmalı. Pınar Selek, kendisine giydirilmek istenen ‘gömleği’ hiç kabul etmedi. Bu psikolojik savaştan daha güçlenerek, daha bilinçlenerek ve üreterek sıyrılmayı başardı, başarıyor. Aldığı en son ödül bunun güzel bir yansıması. Bizim de adaletin yerini bulması için; Pınar’ın haliyle davanın tanığı olmayı sürdürmemiz şart. İçinde yer aldığım Birbirimize Sahip Çıkıyoruz platformu bu bilinçle aşağıdaki bildiriyi kaleme aldı:

Bizler, Pınar Selek´in yargılandığı davanın duruşma salonlarında seyrini yakından izledik. Mısır Çarşısı'ndaki patlamaya ilişkin Pınar'a yöneltilen suçlamalar, aynı suçlamadan yargılanan sanık ifadesine dayandırılmıştır. Sanık, ifadesini işkence altında verdiğini ve Pınar'ı tanımadığını mahkemede ifade etmiştir. Mısır Çarşısı’ndaki patlamadan Pınar'la birlikte sorumlu tutulan sanık beraat etmiş ve beraat kararı kesinleşmiştir. Pınar'ı suçlamak için tek delil olarak ortaya atılan bu sanık beraat edip yargılanmazken, Pınar´ın mahkumiyeti istenmektedir.

Pınar aleyhine istenen mahkumiyet kararının bu denli hukuka ve gerçeğe aykırı olduğunun ve Pınar´ın, suçsuz olduğuna dair deliller bulunmasına rağmen cezalandırılmak istenildiğinin tanığıyız. Onun, oğulları, kocaları faili meçhule kurban gitmiş kadınlarla kucaklaşmasına tanığız.

Şiddete uğrayan Ülker Sokak'taki travesti ve transeksüel kadınların korunması, derinlemesine anlaşılmaları ve hayatlarını kazanabilecekleri bir iş edinmeleri için mücadele edişine tanığız. 

"Birlikte dirildik, çiçek açtık, kök saldık" dediği, sırdaş olduğu sokak çocuklarına ablalık etmesine, onların yaşamlarını her insanın hak ettiği gibi sürdürebilmeleri için olanca gücünü seferber etmesine tanığız.

Barışamadık kitabı için yaptığı çalışmada Kürt meselesine eğildi, barışmamızın ortak zeminini içtenlikle temellendirmeye çalışmasına tanığız.

Kadınların uğradıkları haksızlıklara ayrımcılığa şiddete karşı dayanışma için yıllarca emek verdi, yaraları sarmaya yönelik yolculuklara çıkmasına tanığız. Başörtülü kadınlara yönelik hak ihlallerinin karşısında durmasına, her fırsatta desteğini hissettirmesine tanığız.

Birçok konuda dibe inmeyi başardı. Yukarı nasıl birlikte tırmanılacağının yollarını bizzat göstermeye çalışmasına tanığız. 

Özgür, ahlaklı ve mutlu bir yaşam nasıl mümkün olabilir sorusunun cevabını aradığını söyleyen Pınar Selek'in, hep sahada, sokakta, akleden kalple çalışan bir sosyolog olduğuna tanığız. Her daim insanlara dokunacak, sevgisini merhametini verecek enerjisinin olduğuna tanığız.

İyi niyetli en küçük çabalarla bile iyileşeceğimize, iyiliğin, hak ve adaletin galebe çalacağına her zaman inandığına tanığız. Pınar Selek, bu ülke insanlarının barış ve adalet içinde yaşamasına çok değerli katkı veren insanlardan biri. Kimseyi dışarıda bırakmayan aklına, karıncayı incitmeyen yaşamına tanığız.

Pınar Selek´i tanıyor, delillerle sabit suçsuzluğunu biliyor ve ona sahip çıkıyoruz.

 



emine.ucak@10yazar.com

Yorum Yaz   

YORUMLAR
Toplam yapılan yorum sayısı (0)

Henüz Yorum Yapılmamış

Ayın En Çok Okunanları