Erol ERDOĞAN
Yaz Okulu dediğin çayırda, çimende, kumda olur

Yaz Okulu dediğin çayırda, çimende, kumda olur

 

"Yaz okulu" dediğin çayırda, çimende, piknikte, kumda, dere kenarında, dağda, kırda olur.

Yaz okulunun üstü açık, kenarı duvarsız, havası bol, öğretmeni az, ödevi hafif, teneffüsü sık, keyfi çok olmalı.

İşte o zaman alacaksın defteri, kitabı, kalemi şöyle uzanacaksın çimlere.

Üstünde kocaman bir gökyüzü olacak. Kocaman gökyüzünde dedemin sakalı gibi sıra sıra bulutlar, bulutların arasından gülümseyen bir güneş.

Etrafta kuş sesleri, çimen kokusu, renk renk çiçekler, uçuşan kelebekler.

Canın sıkılırsa kalkıp az yürüyeceksin. Arkadaşlar ile birdirbir oynayacaksın, ip atlayacaksın, ağaca çıkacaksın, dalından meyve yiyeceksin, ıslık çalacaksın.

Topraktaki solucanları, tezeklerde gezinen kargaları, çiçekten çiçeğe konan arıları, uçuşan kelebekleri izleyeceksin. Buğday taşıyan bir karıncanın peşine düşüp dakikalarca vakit geçireceksin.

Hava çok sıcaksa buz gibi bir karpuz keseceksin. Varsa etrafta bir pınar, çömelip avuç avuç su içeceksin. Ellerine dikenler bata bata böğürtlen toplayıp yiyeceksin. Dut ağacına çıkıp avuç avuç dut atacaksın ağzına.

Arada yağmur yağacak ve etrafa nefis bir toprak kokusu yayılacak. Ayakkabın çamur olacak, saçların ıslanacak, az üşüyeceksin bile.

Yağmur çok yağarsa yakındaki dere taşacak geçemeyeceksin karşıya, eve geç kalacaksın, korkacaksın hatta biraz.

Yazın bir ara köye gideceksin. Dedenin, babaannenin elini öpeceksin. Onların ellerinden tutup dere tepe gezeceksin. Geceleri gökyüzünü seyredeceksin cırcır böceğinin muhteşem konseri eşliğinde.

Köyün deresinde taş kaydıracaksın, kurbağa seslerini dinleyeceksin. Dede mahallenin bakkalından dondurma alacak, gofret alacak. Yiyeceksin afiyetle.

İşte gidilecekse böyle bir yaz okuluna gidilmeli. Kim gitmek istemez böyle okula. Kim asar bu okulun derslerini.

*

Bu "yaz okulu" dedikleri yeni okul türü, büyüklerin küçüklere kötü bir şakası gibi geliyor bana.

"Yazın kitap okumak" vardı sadece eskiden. Ne güzeldi, birkaç kitap okunur, özetler çıkarılır, arkadaşlar ile kitap değişimi yapılır, piknik sepetlerine kitaplar yerleştirilir, gece yatarken yastığın yanına kitap konurdu.

Sonra birden "yaz kursları"na döndü bu iş. Her taraf yaz kursu doldu. İlanlar, reklamlar, hediyeler derken nerdeyse hepimiz kurslu olduk.

Sonra daha da abartıldı iş; kurslar yetmedi.  Şimdi de her yer "yaz okulu" oldu.

Ben okulun kış olanını seviyorum. Sıcacık oluyor, soğuktan koruyor insanı. Kar yağınca da tatil oluyor üstelik. O zaman da çıkıp bahçeye, parka veya sokağa kardan adam yapıyor, kartopu oynuyoruz.

Fakat anne babalar hem kış okulunu seviyor hem yaz okulunu. Hatta "hafta sonu okulu"nu ve "akşam okulu"nu da pek seviyorlar. Çocuk okula gittikçe onlar keyif alıyorlar. İstiyorlar ki çocuk hep okulda olsun, hep öğrenci olsun, hep ders çalışsın.

Hiç kaldırmasın kafasını, hep başarılı olsun, derece yapsın, şampiyon olsun, kimseden geri kalmasın, eli bir iş tutsun, çok ileride kocaman kocaman evleri, yazlıkları, arabaları, yatları  olsun.

Çok şey istiyor bu anne ve babalar çok şey.

 



erol.erdogan@10yazar.com

Yorum Yaz   

YORUMLAR
Toplam yapılan yorum sayısı (3)
Enes BOZKURT tarafından 2010-07-14 15:21:42 tarihinde yazılmış
İlk Yaz Okulum.
üni için akyazıya gittim. orda öğrenci evinde kalıyodum. talebeydim ama başkalarına da faydamız olsun dedik öğrenci evleri felan açtık. bide ist de çalışıyordum. çok zorlanıyordum. yaz okuluna dersler kaldı. annem okula gidiyorum diye çok seviniyodu bide hastaydı o zamanlar kadıncaz üzülmesin diye anne YAZ OKULUNU KAZANDIM dedim. acı ama komik. sonraları hep yaz okuluna kaldım. evlendim hala iki ders yüzünden dp alamadım. o yaşlarda insanlığı kurtarmaya kalktık ama kendimizi kurtaramadık...
Selim Erdoğan tarafından 2010-06-23 02:02:37 tarihinde yazılmış
yaz okulu dediğin
vallahi harikasın çok beğendim
salih şipak tarafından 2010-06-23 02:02:35 tarihinde yazılmış
süpersin erol abi
abi sorunu çok güzel tespit etmişsin bi de çözümün olsa
Ayın En Çok Okunanları