Ertesi gün “İntiharın Ardından Yoksulluk Çıktı” başlıklı uzun bir haber geçmiş aynı ajans. Kaymakamlığın aileye verdiği yardımı 13 ay önce kestiği belirtilen haberde, intihar eden Hacı Oruç’un eşinin olayı şöyle anlattığı belirtiliyor “
“Eşim Geçen Cuma günü saat 15 sıralarında eve geldi. ‘Yemek ne var’ diye sordu. Bende hiçbir şey yok dedim. Bir şey olmadığı için hiçbir şey yapamadım. Biraz tartıştık.”
Haberin başında iftar vakti eve gelen ve intihar eden Hacı Oruç’un saat 3 de eve geldiğini eşi anlatıyor. Saat 3 Silvan için de iftar vakti değildir. Bu haberdeki önemli çarpıtma.
İlçeden görüştüğüm gazeteciler ve vatandaşlar Hacı Oruç’un işsizlik yüzünden eşiyle sık tartıştığını ve büyük sıkıntı yaşadıkları konusunda hem fikir ama kimse intihar olayının o akşam iftar vakti yiyecek olmadığından dolayı olmadığını daha doğrusu iftar vakti yaşanmadığını belirtiyor. Bunu ajans kendi haberinde de üzüntülü eşin ağzından anlatmış zaten.
Durum böyleyken yani işşizlik, yoksulluk sebebiyle intihar zaten yeterince önemli bir konuyken haberi daha ilginç hale getirmek için ‘iftar vakti evde yiyecek bir şey bulamamak’ meselesini eklemek basit bir gazeteci uyanıklığı olsa çok üzerinde durmayacaktım. Ancak ertesi gün geçilen haberde, kaymakamlık ve diğer devlet kurumlarının eleştirilirken, BDP’li Belediye’nin hiç anılmaması durumun bir gazetecilik uyanıklığından öte olduğunu düşündürtüyor.
İnternet sitesinde STK’lara iftar verdiği belirtilen Belediye Başkanı’nın sosyal belediyecilik gereği vatandaşlarını da düşünmesi gerekmiyor mu?
AFP’ye göre gerekmiyor anlaşılan.
Olayın daha vahimi haberin duyurulmasının ve yardımların yapılmasının ardından aile ve çevresinin de ‘bu iftarda yiyecek bulamama’ teatraline devam etmesi.
İşte bunda zorunlu göçlerle gelen maddi ve manevi yoksullukların parmağı var. ‘Başbakan açlıktan ölen kimse yok’ diyemez olarak ‘hayır’ kampanyasına kullanan CHP’lilerin eğer samimilerse bunu görmesi gerek.
Köşe yazarlarının ve masa başı sosyal ağ yönlendiricilerinin de, işin kolayına ve romantikliğine kaçmadan biraz daha araştırıcı olmaları birbirimize ve insaniyete olan inancımızın sağlığı açısından elzem.